IMG_9868

Dünyanın en eski hikayelerinden biri kahramanın hikayesidir. Arkaik dönemlerden günümüze hemen her şeyde onun hikayesine rastlarız. Edebi metinler, mitoloji, tarih, masallar, politika, gündelik hayat ve üçüncü sayfa haberlerinde anlatılan hep onun hikayesidir. Kimi zaman kötülükle savaşır, kimi zaman yenilir. Kiminde katil, kiminde ise kurbandır. Bu hikaye hayatımızın, nefes alışımızın ibretlik bir mesele dönmüş halidir.

Kahramanın yolculuğu, birkaç damla kan ve birkaç gram ruhtan oluşan insanın hayatta bıraktığı tırnak izleridir; Kimimizinki daha derin kimimizinki ise ince, soluk bir iz. Ama nedense kahraman denilince aklımıza hep herkesten daha cesur, kimseye yenilmeyen ve  yedi düveli yenecek güçte kahramanlar gelir. Oysa mitler ve masallar sözcüklerin arasına saklanmış gerçek kahramanlarla doludur. Ülkesinin ya da hayallerinin tehdit altında olduğunu hisseden ve bir çağrıyla yola çıkan bu kahraman sanıldığının aksine cesur, güçlü ve heybetli olmadığı gibi çoğu zaman en saf, en budala olandır.

Tarot’un 22 Büyük Arkana kartı insanın yaşamdaki yolculuğunu ve yolumuza çıkması muhtemel deneyimler silsilesini simgeler. Bir anlamda hayata tutunma sırasındaki tırnak izlerimizi ve kendi hayatımızın kahramanı olarak geçireceğimiz aşamaları gösterir. Bu uzun ve tehlikelerle dolu hayat yolculuğunun kahramanı ve dolayısıyla ilk kartı ise bir soytarı kıyafetiyle yola koyulan Joker’dir. Kartta elinde bir gül, sırtındaki küçük çıkında rızkı ile yola çıkan Joker, tam uçurumun kenarında gözükür. Eğer ayağının hemen altında gözüken derin uçuruma düşmezse ulaşacağı karlı dağlar vardır. Dağların ardında ise Joker’in ulaşması gereken aydınlık yarınlar…

Ama çıkacağı yolun büyüsüyle başı dönmüş Joker ayağının altındaki uçurumu görmeyecek kadar budaladır! Ne var ki, geleceğe olan inancı, varacağı hedefin neşeli hayali, niyetinin saflığı ve kalbinin budala temizliği onu uçuruma düşmekten kurtarır. Saf bir kalp, çocuksu bir iyi niyet ve başaramamaktan korku duymaması onu bütün tehkileli sınavlardan geçirecektir.

Joker, bizim mükemmelliği umursamadan, hata yapmaktan korkmadan şeytanla dövüşecek, kötüye meydan okuyacak çocuksu yanımızı simgeler. Yaşamda da zorlu sınavları veren, dar geçitlerden geçen yanımız tıpkı Joker ikonografisinde ortaya çıkan budala yanımız gibi her tür kurnazlık ve kötülük bilgisinden arınmış saf yanımızdır. Joker, tüm kahramanların bütüncül saflığını, budalalığını simgeler ve iyi niyetle yola çıkmış tüm kahramanlar gibi eninde sonunda kazanır. Çünkü Budala, kaderin iyi kalpli koruyucu gücüyle dosttur.

Düşmanlarının bütün kaleleri kuşatmış, bütün entrikaların en kötücül olanını hazırlamış olması Budala’nın hedefine varamayacağını göstermez tam tersine zaferini  taçlandırır. Tıpkı hayatın kendisinde olduğu gibi.

Kader, bu saf, hata yapmaktan korkmayan ve aşkla yola çıkan kahramana yolculuğunun çetin sınavlarında küçük armağanlar sunar. Başkasının önüne çıksa dönüp bakılmayacak bu armağanları Budala kahraman kaderin bir hediyesi olarak hemen tanır ve minnetle  bağrına basar. Bazen küçük bir taş, bazen bir kuşun düşürdüğü tüy, bazen bir ip parçası, bazen de uzaklardan bir melodidir bu armağanlar.

Thesus ile Adrianne’nin öyküsünde de kaderin paha biçilmez armağanı bir yumak iptir. Çok bilinen bu mitolojik hikayede Thesus, Girit’e ülkeyi Minotauoros isimli canavardan  kurtarmak üzere gelir. Canavar, belki ruhumuzun derinliklerini belki de hayatı simgeleyen bir labirentin içindedir.  Her girenin çıkış yolunu bulamadığı için canavara yem olup öldüğü labirenten Thesus’u kurtaracak olan da kadersel bir armağandır. Thesus’u daha gemiden inerken gören ve oracıkta aşık olan Adrianne ona bir yumak hediye eder. Thesus bu ip çilesini labirentin kapısına bağlayacak ve canavarın saklandığı derinliklere doğru ilerlerken ipi yavaş yavaş çözecektir.

Her yerde rastlanabilecek her ruhta dokunabilecek ve her kapıya asılabilecek bu bir çile ip, kaderin budala kahramana hediyesidir.

Bu basit ipliğin yünü insan ruhunun tarlalarından derlenmiştir. Bütün insanlık bilgisiyle dolu bu tarlalar sayısız hasat, sayısız kalp çarpıntısı ve sayısız nadas görmüştür. Bize düşen tek şey ipi görmezden gelecek kibirden kurtulmak ve budala bir kahraman gibi saf bir kalple yola çıkmaktır. Bizden önce her çağdan binlerce budala aynı yolu korkmadan yürümüş aynı ipi çözmüş ve korkunç canavarı öldürmüştür.

Yol ne kadar engebeli, labirent ne kadar karmaşık ve canavar ne kadar korkunç olursa olsun en sonunda kahraman karlı dağları aşacak ve özlediği dünyaya kavuşacaktır.

Hepimizin kalbinde budalanın kalp atışları ve elimizde bir yumak ip var. O yüzden bizler; iyilikle yola çıkmış budala kahramanlar bu savaşı kazanacağız. İpin dokunduğu, yünün derlendiği tarlalar, filizi büyüten yağmurlar ve kaderin bilgisi bunu söylüyor!

Joseph Campbell “ Kahramanın Sonsuz Yolculuğu”, Çeviren: Sabri Gürses, Kabalcı Yayınları.

Hajo Banzhaf   “ Tarot  ve Kahramanın Yolculuğu”, Çeviren: Güneş Yamanlıca, Barış İlhan Yayınevi. 

Heinrich Zimmer “ Kral ve Hortlak”, Çeviren: İlker M. İyidoğan, Kabalcı Yayınları.