IMG_5665

Her yerde ziyan ediliyor. Görüyom. Yapmayın, atmayın diyorum, dinleyen yok! Kim dinleyecek ki zaten?…

Öyle değil mi? Kim dinleyecek? Bak bi torba aldım şimdi şu köşedeki balıkçının çöpünden. Buruşuk marulları da ayıkladım içlerinden.. Mis gibi kokuyorlar.. Ohhhh mis.. Kokla bak! Kafanı torbanın içine sok da öyle kokla..

Nimettir balık… Ben öyle bilirim.. Haaa neden balık nimet de başka şey değil diycen şimdi.. Şöyle; balık evi olmayan tek canlıdır da ondan.. O yüzden nimettir..Ben öyle bilirim yani hissederim..

Garibanın nimeti olmasa niye yaratsın Allah?

Niye yaratsın bi düşün! Balığı da ondan yaratmış işte..Evleri yok onların.. Var mı söyle? Çünkü yok!..

Öyle, denizin dibinde dolaşır dururlar, sonraa hop oltaya, ağa, troll mü ne diyorlar işte ona..

Gariban hayvanlar anlayacağın.. Köpeklerden bile daha gariban..

Misal bak şuradaki boz köpeği görüyon mu? işte belki beş belki yedi senedir çarşıda..

Öyle yatar ayak altında, öte git diyen yok.. Beslerler, severler, okşarlar.. Diycen şimdi, itilip kakılan köpek yok mu vardır tabii olmaz mı?

Gökyüzünün altına inmiş her canlı itilir de kakılır da ama muhakkak bir seveni de çıkar, yalan mı söyle?

Biri vursa mesela şu boz köpeciğe biri gelir hesap sorar yani.. Ben öyle gördüm hep..

Ama bak! bi balık mesela, şu torbanın içindeki kafaların gövdelerini düşün, hiç bi insan eli tarafından okşanıp sevilmiş midir? mesela.. mesela diyom..

Tuhaf tuhaf bakıyon da ne konuşuyom pek anlamıyon galiba sen.. Kafa tın mı azıcık senin?

Evin var mı, yok mu? sen onu söyle, çatın var mı başının üstünde?…

Haaa varsa bak anlamazsın o zaman dediğimi..

Şimdi şöyle; evi olanın yurdu vardır, yuvası vardır, kapısını çalanı, seveni vardır..

Ama yoksa evin, bak işte görüyon mu şu torbadaki balık kafaları gib?i hah! Görüyon di mi? Nah işte öyle benim gibi bir ihtiyar karının seni çöpten çıkarmasını beklersin..

Felsefe yapıyom ben burda haa.. önemli şeyler söylüyom.. Politik konuşmuyom yani, ıvır zıvır gibisinden..

Beni burada herkes tanır, sor çarşıda “Gidinin Halime” de herkes bilir..

Torbadaki balık kafaları gibi.. Çıkar şimdi sor “bu kafa hangi balığa ait” çoğunluğu bilir, lezzetini tatmışlar çünkü, etini yemişler.. Öyle işte, beni de öyle bilirler..

Ama sor hepsine üşenme tek tek sor “ evi olur mu balıkların” diye, şimdi senin baktığın gibi mel mel bakarlar insana..

Okul okudun mu sen? Cahil cahil, boş boş bakıyon da yüzüme..

Ne diyom aklımı da karıştıyon mel mel, aptallık sevmem ben, aptal insan sevmem..

Niye diycen di mi? Sen sormadan ben diyim; zamanında çok aptallık yaptım da ondan..

Balık kafalarını atmak günahtır! Kimse sevmemiş, okşamamış, evi yurdu olmamış, etini yemiş kafasını atmış.. Olur mu hiç…?

Evsiz garip öldüğünde çöpe atılır mı?

En korktuğum şey! Tövbe sözüme!

Öldün misal, şu torbadaki balıklar gibi öldün, kim gömecek?

Günah! Çok günah….Nimet olmasa niye yaratsın Allah?

Balık kafası nedir? Bi düşün? Düşünebiliyon mu sen ben şüpheliyim, ağzını açmış öyle dinliyon da ışık çakmıyo gözünde hiç…

Neyse, evsizsen sen de balıklar gibi kim gömecek ölünce ? Soruyom kim gömecek nimeti?

Jeton indi mi?

Balık kafası da balık cenazesi sonuçta..

Etini kemir, kafasını cöpe at! Günah!

“Gidinin Halime” dedin mi herkes tanır beni bu çarşıda, git sor, ne kadar balıkçı varsa hepsinin çöpünü ayıklarım.

Yaz, kış, dört dedin miydi çöp kamyonları esnafın bütün çöpünü toplar, o yüzden ben onlardan evvel torba torba taşırım hepsini..

Cenaze sonuçta, gariban cenazesi gibi..

Haa diycen ki topluyon da ne yapıyon? İşte kimini eşeleyip gömüyom, kimini de kedilerime veriyom.. Altı taneydi.. Gittiler ama şimdi kayboldular.. Bilmiyom.. Gelirler belki gene cami bitince…

Şu caminin arkasında kalıyom ben.. Eskiden odunlukmuş.. Bak mavi muşambanın ucunu görüyon mu? Orada işte.. Şimdi bakıma girdi ama camii.. Kurcalayıp duruyorlar işte…

Nolcak, dibini kazılayıp berkiltsen nolcak.. Olacağı bi şey yok.. Görmedim ben yani hiç, bozup da daha iyi yapılanı..

Çevirdiler şimdi demir telle, kapısına da kilit.. Berkiltiyorlarmış işte sözde..

Giremiyom işte şimdi kovukçuğuma, belki yıkarlar da odunluğu.. Tövbe sözüme..

Evin var mıydı senin, varsa anlamazsın dediğimi..

Balık dediğin bi garip hayvan, evsiz barksız divane..

Yazık, günah, topluyom ben de işte bütün balık kafalarını.. Etini iştahla kemirip atıyosun sonra… Günah gariban cenazesi sonuçta..

Beş liran var mı? çorba parası, borç diye ha..

Ben buralardayım hep, veririm bi dahasına..“ Gidinin Halime” dedin miydi herkes tanır çarşıda, boç diye ha..

 

Kadıköy balıkçılar çarşısında bir sohbet.. 8/2/2018..